• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.twitter.com/@ilgezdi
ACELE KAMULAŞTIRMA NEDİR
Karayolları kamulaştırmalarının ardından TANAP başta olmak üzere enerji nakil hatları, kentsel dönüşüm ve HES uygulamalarında acele kamulaştırma uygulaması sıklıkla gündeme gelmektedir. Kamulaştırma Kanunu; 4650, 5999 ve 6111 sayılı yasalar ile değiştirilerek, bugün uygulanan güncel halini almıştır.

Acele kamulaştırmanın dayanağı, Kamulaştırma Kanunu’nun, 4650 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten etkilenen, 27. maddesidir. Madde metni aynen şu şekildedir:

“3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 4650 -24.4.2001 / m.15) 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 4650–24.4.2001 / m. 15) 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.”

Görüleceği üzere aslında mahkeme tarafından belirlenen bedel kamulaştırılacak alanın nihai kamulaştırma bedeli değil sadece bir tespittir.

Acele kamulaştırma usulü, kamulaştırma işleminin tamamlanmasının beklenilmesinde sorunlar yaşanabileceği durumların ortaya çıkması halinde uygulama olanağı bulmaktadır. Acele kamulaştırma, olağan kamulaştırmadan farklı olarak, kıymet takdiri dışındaki işlemler daha sonradan tamamlanmak üzere, öngörülen usul ve şekilde taşınmaza el konulma şeklidir.

Acele Kamulaştırma Hangi Hallerde yapılabilir?

Yasa metninden de anlaşılacağı üzere üç durumda acele kamulaştırma yapılabilir.

Acele kamulaştırmanın ilk durumu; 3634 Sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu uygulaması sebebiyle ihtiyaç duyulabilecek durumlarda milli müdafaa amacıyla kullanılmak üzere acele kamulaştırma yapılabilmesidir. Bu seçenekteki acele kamulaştırma işlemleri sadece Bakanlar Kurulu kararı ile yapılabilir. Bu acele kamulaştırma yolunun şartı; kamulaştırma yapılacak yerin ülkenin güvenliği amacıyla işleme tabi tutulmasıdır. Bu amaçla yapılacak kamulaştırmalarda gecikmeler ciddi sorun yaratacağından devlet; mülkiyet hakkına bu gibi özel durumlarda kanun ile kısıtlama getirmiş ve Bakanlar Kurulu’ndan karar alınması şartına bağlamıştır.

3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun 1. maddesinde kanunun hangi koşullarda uygulanacağı belirtilmiştir. Kanunun 1. maddesinde; “Seferberlik ve savaş hali ile bu hallerin henüz ilan edilmemiş olduğu ancak savaşı gerektirebilecek bir durumun meydana geldiği gerginlik ve kriz dönemlerinde yapılacak seferberlik hazırlıkları ile kıtaların toplanması esnasında, alelade vasıtalarla temin edilemeyen bütün askeri ihtiyaçları veya hizmetleri bu Kanun hükümleri dairesinde vermeye veya yapmaya her şahıs borçludur” denilmek suretiyle kanunun hangi koşullarda uygulanacağı belirtilmiştir.

3634 Sayılı Kanun’un 4. maddesine göre; “Bu kanunun koyduğu mükellefiyetin tatbikini istemek salâhiyeti ancak ciheti askeriyeye aittir.” Görüldüğü üzere savaş halinde dahi “askeriye” bu yetkiyi doğrudan kullanamayacak, Bakanlar Kurulu’ndan talepte bulunacaktır. Savaş sırasında cephane ve asker yığınağı, askeri üs, askeri hastane, askeri yol ve köprüler için ihtiyaç duyulan taşınmazlara bu yolla el konularak olağan kamulaştırmayla zaman kaybedilmemesi öngörülmüştür.

İkinci durum Bakanlar Kurulu tarafından aceleliğine karar verilen durumlardır. Bu uygulama özellikle son zamanlarda kentsel dönüşüm ve HES projelerinde sıklıkla uygulanan bir yöntem haline gelmiştir. İstisnai bir kamulaştırma yolu olarak düzenlenen acele kamulaştırmanın bu halinde, acelelik halinin ne olduğunun kapsam ve çerçevesinin belli olmaması nedeniyle mülkiyet hakkının sınırlanmasında göreceli bir durumun oluşabileceği açıktır.

Üçüncü durum ise özel kanunlarda belirtilen olağanüstü durumlardır. Kanun özel kanunlarda belirtilen olağanüstü durumlarda da acele kamulaştırma yapma yetkisini idareye vermiştir.

Yukarda da belirttiğimiz gibi mahkeme tarafından belirlenen bedel kamulaştırılacak alanın nihai kamulaştırma bedeli değil sadece bir tespittir.

Acele Kamulaştırma Nasıl Yapılır?

Acele kamulaştırmada uygulamasında da kamulaştırmaya yönelik tüm usule ilişkin işlemler yapılmaktadır. Acele kamulaştırma uygulamasının klasik uygulamadan farkı ise acele kamulaştırmanın; kamulaştırma işleminden sonra yapılmasıdır.

Acele kamulaştırma da öncelikle 2942 Sayılı Kanunun 8. maddesine göre oluşturulan Kıymet Takdir Komisyonu tarafından kamulaştırılacak yer için kıymet takdiri yapılacak ve kamulaştırma işlemi bu kıymet takdiri üzerinden kamuca sonlandırılacaktır. Kamulaştırmaya dair yapılması gereken işlemler ise “aciliyet” olması sebebiyle kamulaştırma işleminin yapılmasının akabinde yapılacaktır. Aslında burada yapılan işlem kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi ve işlemin gerçekleştirilmesidir.

Acele kamulaştırma dava şeklinde görülecektir. Kamu mahkemeye başvurup yerin değerini tespit ettirip kamulaştırma kararı alacaktır. Mahkeme burada sadece bir tespit makamı gibi olmaktadır. Kamu yararının varlığına kanaat getirmesi ve Kıymet Takdir Komisyonu tarafından tespit edilen taşınmazın bedelinin taşınmazın malin sahibinin banka hesabına bloke edilmesi davanın kabulü için yeterlidir.

Davanın kabul edilmesi tapuda malik olarak kişinin değişmesine sebep olmayacaktır. Bu davanın kabulü ile idare orada kamu yararı olan işlemi yapabilecektir. Fakat işlemler sona ermeyecektir. Tıpkı normal kamulaştırma sürecindeki gibi işlemler aynen yapılacaktır. İdare öncelikle malın sahibi ile anlaşma yoluyla satın almayı deneyecektir. Bu işlemde uzlaşma olursa belirlenen bedel ödenerek kamulaştırma işlemi sonlandırılacaktır. Fakat uzlaşma sağlanamazsa idare tarafından ayrıca “Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil” davası açılacaktır.

Acele Kamulaştırma Davası Hangi Mahkeme Görevli ve Yetkilidir?

Yerin bedeline bakılmaksızın acele kamulaştırma davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise; acele kamulaştırmaya konu gayrimenkulün bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Acele Kamulaştırmada Dava Açma Süresi

Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde tahdidi durumların bulunması halinde acele kamulaştırma yapılma usulünü düzenlemektedir. Acele kamulaştırma uygulamasının ağırlıklı kısmını Bakanlar Kurulu tarafından aceleliğine karar verilen durumlar oluşturmaktadır.

Bakanlar Kurulu tarafından hangi taşınmazların kamulaştırılacağı somut olarak belirlenip acele kamulaştırma yapılabileceği belirtildikten sonra yetkili kuruluşça da acele kamulaştırma kararı alınmakta ve 27. madde uygulamasına gidilmektedir. Yetkili kuruluşça kıymet takdiri yapılması ve taşınmaza el konulması için adli yargı yerine başvurulmakta bu merci tarafından yasanın 15. maddesi uyarınca kıymet takdiri yapılmakta ve el koyma kararı verilmektedir.

Sonrasında idare tarafından davacı ile anlaşılamaması veya davacının anlaşmaya rağmen tapuda ferağ vermemesi halinde 10. madde usulü işletilmektedir. ,

Dava açma süresinin ne zaman başlayacağı konusunda kıymet takdiri dışındaki konular yönünden 10. maddeye atıf yapmaktadır. Bu halde çeşitli ihtimaller gündeme gelmektedir.

1-   Öncelikle kamulaştırmanın iptali istemiyle 10. madde kapsamında yapılacak tebliğden itibaren dava açılabilecektir.

Kamlaştırma işlemi acele kamulaştırma usulüyle yapıldığından bu hususta alınan Bakanlar Kurulu kararı ve yetkili idarece bu doğrultuda alınan kararın idari işlem niteliği dolayısıyla ele alınması ve dava edilebilirliğinin tartışılması gerekmektedir. Yasa 10. maddeye atıfta bulunduğundan kural olarak bu maddedeki usulün uygulanması gerekmektedir.

Karayolları kamulaştırmalarının ardından TANAP başta olmak üzere enerji nakil hatları, kentsel dönüşüm ve HES uygulamalarında acele kamulaştırma uygulaması sıklıkla gündeme gelmektedir. Kamulaştırma Kanunu; 4650, 5999 ve 6111 sayılı yasalar ile değiştirilerek, bugün uygulanan güncel halini almıştır.

Acele kamulaştırmanın dayanağı, Kamulaştırma Kanunu’nun, 4650 sayılı yasa ile yapılan değişiklikten etkilenen, 27. maddesidir. Madde metni aynen şu şekildedir:

“3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın (Değişik ibare: 4650 -24.4.2001 / m.15) 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına (Değişik ibare: 4650–24.4.2001 / m. 15) 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir.”

Görüleceği üzere aslında mahkeme tarafından belirlenen bedel kamulaştırılacak alanın nihai kamulaştırma bedeli değil sadece bir tespittir.

Acele kamulaştırma usulü, kamulaştırma işleminin tamamlanmasının beklenilmesinde sorunlar yaşanabileceği durumların ortaya çıkması halinde uygulama olanağı bulmaktadır. Acele kamulaştırma, olağan kamulaştırmadan farklı olarak, kıymet takdiri dışındaki işlemler daha sonradan tamamlanmak üzere, öngörülen usul ve şekilde taşınmaza el konulma şeklidir.

Acele Kamulaştırma Hangi Hallerde yapılabilir?

Yasa metninden de anlaşılacağı üzere üç durumda acele kamulaştırma yapılabilir.

Acele kamulaştırmanın ilk durumu; 3634 Sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu uygulaması sebebiyle ihtiyaç duyulabilecek durumlarda milli müdafaa amacıyla kullanılmak üzere acele kamulaştırma yapılabilmesidir. Bu seçenekteki acele kamulaştırma işlemleri sadece Bakanlar Kurulu kararı ile yapılabilir. Bu acele kamulaştırma yolunun şartı; kamulaştırma yapılacak yerin ülkenin güvenliği amacıyla işleme tabi tutulmasıdır. Bu amaçla yapılacak kamulaştırmalarda gecikmeler ciddi sorun yaratacağından devlet; mülkiyet hakkına bu gibi özel durumlarda kanun ile kısıtlama getirmiş ve Bakanlar Kurulu’ndan karar alınması şartına bağlamıştır.

3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanunu’nun 1. maddesinde kanunun hangi koşullarda uygulanacağı belirtilmiştir. Kanunun 1. maddesinde; “Seferberlik ve savaş hali ile bu hallerin henüz ilan edilmemiş olduğu ancak savaşı gerektirebilecek bir durumun meydana geldiği gerginlik ve kriz dönemlerinde yapılacak seferberlik hazırlıkları ile kıtaların toplanması esnasında, alelade vasıtalarla temin edilemeyen bütün askeri ihtiyaçları veya hizmetleri bu Kanun hükümleri dairesinde vermeye veya yapmaya her şahıs borçludur” denilmek suretiyle kanunun hangi koşullarda uygulanacağı belirtilmiştir.

3634 Sayılı Kanun’un 4. maddesine göre; “Bu kanunun koyduğu mükellefiyetin tatbikini istemek salâhiyeti ancak ciheti askeriyeye aittir.” Görüldüğü üzere savaş halinde dahi “askeriye” bu yetkiyi doğrudan kullanamayacak, Bakanlar Kurulu’ndan talepte bulunacaktır. Savaş sırasında cephane ve asker yığınağı, askeri üs, askeri hastane, askeri yol ve köprüler için ihtiyaç duyulan taşınmazlara bu yolla el konularak olağan kamulaştırmayla zaman kaybedilmemesi öngörülmüştür.

İkinci durum Bakanlar Kurulu tarafından aceleliğine karar verilen durumlardır. Bu uygulama özellikle son zamanlarda kentsel dönüşüm ve HES projelerinde sıklıkla uygulanan bir yöntem haline gelmiştir. İstisnai bir kamulaştırma yolu olarak düzenlenen acele kamulaştırmanın bu halinde, acelelik halinin ne olduğunun kapsam ve çerçevesinin belli olmaması nedeniyle mülkiyet hakkının sınırlanmasında göreceli bir durumun oluşabileceği açıktır.

Üçüncü durum ise özel kanunlarda belirtilen olağanüstü durumlardır. Kanun özel kanunlarda belirtilen olağanüstü durumlarda da acele kamulaştırma yapma yetkisini idareye vermiştir.

Yukarda da belirttiğimiz gibi mahkeme tarafından belirlenen bedel kamulaştırılacak alanın nihai kamulaştırma bedeli değil sadece bir tespittir.

Acele Kamulaştırma Nasıl Yapılır?

Acele kamulaştırmada uygulamasında da kamulaştırmaya yönelik tüm usule ilişkin işlemler yapılmaktadır. Acele kamulaştırma uygulamasının klasik uygulamadan farkı ise acele kamulaştırmanın; kamulaştırma işleminden sonra yapılmasıdır.

Acele kamulaştırma da öncelikle 2942 Sayılı Kanunun 8. maddesine göre oluşturulan Kıymet Takdir Komisyonu tarafından kamulaştırılacak yer için kıymet takdiri yapılacak ve kamulaştırma işlemi bu kıymet takdiri üzerinden kamuca sonlandırılacaktır. Kamulaştırmaya dair yapılması gereken işlemler ise “aciliyet” olması sebebiyle kamulaştırma işleminin yapılmasının akabinde yapılacaktır. Aslında burada yapılan işlem kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi ve işlemin gerçekleştirilmesidir.

Acele kamulaştırma dava şeklinde görülecektir. Kamu mahkemeye başvurup yerin değerini tespit ettirip kamulaştırma kararı alacaktır. Mahkeme burada sadece bir tespit makamı gibi olmaktadır. Kamu yararının varlığına kanaat getirmesi ve Kıymet Takdir Komisyonu tarafından tespit edilen taşınmazın bedelinin taşınmazın malin sahibinin banka hesabına bloke edilmesi davanın kabulü için yeterlidir.

Davanın kabul edilmesi tapuda malik olarak kişinin değişmesine sebep olmayacaktır. Bu davanın kabulü ile idare orada kamu yararı olan işlemi yapabilecektir. Fakat işlemler sona ermeyecektir. Tıpkı normal kamulaştırma sürecindeki gibi işlemler aynen yapılacaktır. İdare öncelikle malın sahibi ile anlaşma yoluyla satın almayı deneyecektir. Bu işlemde uzlaşma olursa belirlenen bedel ödenerek kamulaştırma işlemi sonlandırılacaktır. Fakat uzlaşma sağlanamazsa idare tarafından ayrıca “Kamulaştırma Bedelinin Tespiti ve Tescil” davası açılacaktır.

Acele Kamulaştırma Davası Hangi Mahkeme Görevli ve Yetkilidir?

Yerin bedeline bakılmaksızın acele kamulaştırma davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise; acele kamulaştırmaya konu gayrimenkulün bulunduğu yer Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Acele Kamulaştırmada Dava Açma Süresi

Kamulaştırma Kanunu’nun 27. maddesinde tahdidi durumların bulunması halinde acele kamulaştırma yapılma usulünü düzenlemektedir. Acele kamulaştırma uygulamasının ağırlıklı kısmını Bakanlar Kurulu tarafından aceleliğine karar verilen durumlar oluşturmaktadır.

Bakanlar Kurulu tarafından hangi taşınmazların kamulaştırılacağı somut olarak belirlenip acele kamulaştırma yapılabileceği belirtildikten sonra yetkili kuruluşça da acele kamulaştırma kararı alınmakta ve 27. madde uygulamasına gidilmektedir. Yetkili kuruluşça kıymet takdiri yapılması ve taşınmaza el konulması için adli yargı yerine başvurulmakta bu merci tarafından yasanın 15. maddesi uyarınca kıymet takdiri yapılmakta ve el koyma kararı verilmektedir.

Sonrasında idare tarafından davacı ile anlaşılamaması veya davacının anlaşmaya rağmen tapuda ferağ vermemesi halinde 10. madde usulü işletilmektedir. ,

Dava açma süresinin ne zaman başlayacağı konusunda kıymet takdiri dışındaki konular yönünden 10. maddeye atıf yapmaktadır. Bu halde çeşitli ihtimaller gündeme gelmektedir.

1-   Öncelikle kamulaştırmanın iptali istemiyle 10. madde kapsamında yapılacak tebliğden itibaren dava açılabilecektir.

Kamlaştırma işlemi acele kamulaştırma usulüyle yapıldığından bu hususta alınan Bakanlar Kurulu kararı ve yetkili idarece bu doğrultuda alınan kararın idari işlem niteliği dolayısıyla ele alınması ve dava edilebilirliğinin tartışılması gerekmektedir. Yasa 10. maddeye atıfta bulunduğundan kural olarak bu maddedeki usulün uygulanması gerekmektedir.


Av. Ali Rıza İLGEZDİ
0532 396 47 69
twitter : @ilgezdi


Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      359 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam155
Toplam Ziyaret131730
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.55873.5730
Euro3.98514.0011
Hava Durumu
Anlık
Yarın
19° 21° 13°